Invent

İnsan olmak


Saçmala

Eskiden, çok vaktim olduğu zamanlarda ki o zamanlar en çok kendimle kaldığım zamanlardı: olmadık hüzünlere yol almayı çok severdim. Hani bir şarkı dinlersin. Sonra bir daha ve bir daha… Yaş alıp gittikçe zamansızlıktan mıdır bilmem pek fırsatı olmuyor hüzünlenmeye insanın. E çalışıyoruz be arkadaş. Hüzün bizim neyimize. İş dediğin unutturuyor sorgulamayı. Peşinde koşulacak hedefler var ne de olsa. Aman diyeyim tutmaz falan. Neyse yahu nadir yakaladığım o anlardan birindeyim şimdi. Eski dostum Erdem saçmala diye bir başlık kullanırdı dili geçmiş bir sitede. Şimdi tamda o başlığı giydim anlayacağınız.

Dedim ya dili geçmiş zamanlarda unuttum ben yalnızlığımı. Oysa insan bir başına kalmalı bazen. Kendini dinlemiyorsan, kaptırıp zamana kayıp yaşıyorsun demektir. Düzenli ve benzer günler sıra sıra dizilir askerler gibi. Hep aynı komutlar. Hep aynı patikalar. Durağanlaşan hayatlar. Dingin bir koy arar sorsan insan. Hep aynı yerde güneşin batışını izlemecesine iddiaya koyar özgürlüğünü. Bilerek kaybedilen iddiaların resmi geçididir zaten hayat. Ve sonra kararlı olmak gerekir. Rüzgar çeker canı insanın. E yelken dediğin tamirde edilir. Bir kere açtınmı dönmesi zor. Bulması zor. O yelkeni yeniden açması daha da zor. Serde tembellik var.

Sende tembelsin lan Ubu! Oysa ne güzel yükünü almış, yelkeni açmış bir yere gidiyor gibiydin…


Devamını Okuyun...


Bugün 17 Ağustos

Gecenin körü… Telefonum zırıl zırıl çalıyor. Aldırmıyorum. Uyku güzel. Uyku çekici. Hem belki rüyadır. Olamazmı? Telefon anlamsızca ısrarcı. Saate bakıyorum: 03:23. Telefonun ziline insan sesleri ekleniyor. Biri resmen apartmanın içinde bağırıyor. Telefona uzanıyorum. Korkmuş bir ses bağırıyor: hemen aşağıya in!

Devamını Okuyun...


Son Bir Şans Karavanı

Dün bir şarkının klibine takıldı gözüm. Eski vosvos minibüslere benzeyen bir karavan; hoş tınılı bir müzik eşliğinde ve üzerinde bana başlık olacak kadar ilgi çekici bir yazı olduğu halde ilerliyordu. Eskisi kadar çok klip seyrettiğim söylenemez. Ama bu klibi sonuna kadar seyretmekten çok keyif aldığımı söylemeliyim. Çünkü içinde yaşanmışlık olan bir klip olmuş. Çünkü hemen her erkek aşık olduğu kadın gitmeye karar verdiği zaman onu ikna etmek için harekete geçer.

Devamını Okuyun...


Michael Jackson is not BAD

Küçükken hayal ettiğim üç şey vardı. Büyüyünce dişçi olmak, Michael Jordan gibi oynamak ve Michael Jackson gibi dans etmek. Sağlam bir üçleme biliyorum. Baştan söyleyeyim; bunların herhangi birini meslek edinebilecek kadar iyi yaptığım söylenemez. En azda dişçi olmak için çaba sarf ettim. Ama diğer ikisi için çok zaman harcadım. Bunun karşılığında alkışlandığım zamanlar oldu. Zaten bu yüzden dişçi olamamış olabilirim.  Hayatımdaki Michael’ların kesişmesinde hangisinin bende daha kıymetli bir yeri olduğunu söylemek çok zor. Ama aramızda olmayan pop’u kralı en azından bugün daha ağır basıyor.

Devamını Okuyun...


Dostum iyiki varsın (Tabe lan)

Kuzey ve Güney’i seyrediyordum bir süredir.  Bir Game Of  Thrones değil ve ben sadece National Geographic seyrederim salaklığına inat seviyordum bu diziyi. Ama tam olarak neden sevdiğimi bilmeden seyrederdim. Nedenini bilmediğim şekilde hep gözüm takılırdı. Özellikle de şu “Tabe lan” deyişine hastaydım Ali’nin. Dizinin tamamını seyretmesem bile illaki bir “Tabe lan” duyasım olur, beklerdim. Hatta ofiste bile Serbay’la ağzımıza sakız olmuştu. Her fırsatta söyler olmuştuk. Bugün arkadaşlarımla yemek yerken finalinde Ali’nin öldüğünü söylediklerinde merak ettim ve sonunu seyrettim. O son “Tabe lan” neden seyrettiğimi anlamama yetti. Kuzey’le Ali’nin aralarındaki dostluk beni dizinin içine çekiyordu. Çünkü çok gerçekti.

Devamını Okuyun...


Bir gün gideceksin biliyorum

 Bazen hissettiklerim, bildiğim tüm kelimelerden daha fazlası oluyor. Böyle zamanlarda çaresiz bakakalıyorum ekrana. İçli bir şarkı açıyorum arka fonda tırmalasın beni diye. Tırmalasın ki birşey yazabileyim. Bence bütün büyük şairler kelimeleri aşan duygularını düz yazıya dökemedikleri için o şiirleri yazıyorlar. Onları ölesiye kıskanıyorum. Çünkü o duyguları sayfalarca yazsanız anlatamayacağınız kadar güzel anlatıyorlar birkaç mısrada. Ve ben senin için böyle bir şiir yazmak istiyorum. Ben hiç şiir yazmadım sana Baba.

Devamını Okuyun...


Aksim (Yıldönümü)

 Ben ne zaman aynaya baksam seni görüyorum. Sen ben gibisin çünkü. İstediğim herşey ve özlediğim, sensin.  Bu sebeple anlamsız geliyor geriye kalan ne varsa. Bundandır sabahları yanından ayrılıp işe gitmek istememem. Sevmediğim çalışmak değil sensizlik. Ve bu sebeple çok içerdim ben. Sensizlikten. İçkide kaybolmak kolay diye. Sensizliğime içerdim. Gözüm gözünden uzak diye ağlardım. Yazmak bile sensizim diye aslında. Biraz uzaktayım ya şimdi. Bak kalem kağıt geri döndüler gittikleri sürgünden. Sen benim aynadaki aksim, karım, dünyaya gönderilmiş meleğim. Bir gitmesen, gitmesek. Ah bir bilsem hep beraber kalacağımızı, fısıldasa birileri kulağıma; ne boyun ağrısı ne hayat sancısı. Gözümdeki yaşım akma içim çöl olsun, kuraklık olsun tüm gitmelerin kum fırtınalarında boğulsun.Ne olursun.

Devamını Okuyun...


Fenerbahçe – Galatasaray Şampiyonluk Maçı

 Bir lig düşünün aylar sürüyor. 300 küsür maç oynanıyor. Yüzlerce gol atılıyor. Ama hayal kırıklıkları, galibiyetler, yenilgiler, alın teri ve yaşanan diğer herşeyin ödülünü kimin alacağı birgünde belirleniyor. İşte bugün o gün. Çünkü bugün Fenerbahçe ve Galatasaray’ın şampiyonluk maçı var.

Devamını Okuyun...


Halatlar ve parmaklıklar (Büyümek)

 Kendimi neden olduğunu hala anlayamadığım bir kavganın içinde bulalı bayağı oldu. Yazacak çok sey bulduğum günlere tam tezat bugün daha fazla maneviyat kokan yazıları kotaramama durumum bu kavgadan sebep. Ve bu kavga yaşlandığımın göstergesi.

Devamını Okuyun...


Fenerbahçeli Olmak (Düşündüğünüzden kalabalığız)

Bugün ezeli derbi heyecanı bizi bekliyor. Her zaman olduğu gibi gazeteler, televizyonlar, internette, sokakta herkes bu maçtan bahsediyor. Çok fanatik sayılmam. Sevgili Galatasaraylı dostlar arayıp takılıyorlar. Bende gülüp onlara karşılık veriyorum. Ama ne yalan söyleyeyim diğer maçlarda kazanmayı istediğimden daha fazla istiyorum. Çünkü bu sene takımıma haksızlık yapıldığına inanıyorum.

Devamını Okuyun...

Visit also our social profiles:

Scroll to top