Invent

Fortnum & Mason’da Scone – Londra


Giresun’lu Yakup adında bir çocukluk arkadaşım var. Bizim Yakup çok nazik adamdır. Hatta bizim arkadaş grubu içerisinde en normal adam odur. Ama ne yazık ki bir bağımlılığı var. Çay! Misal bize geldiğinde kapıdan girince ilk lafı merhaba yerine çay var mı diye sormak olur. Yoksa zaten mutfağa girip kendisi demler. Mümkün olabilirse gidene kadar içmeye devam eder. Eminim ingilizler Yakup’u tanısalardı heykelini falan dikerlerdi. Hemde tam Fortnum & Mason’ın içine.

Biz Türkler çayı çok fazla tüketiyoruz. Hatta bir araştırmaya göre İngilizler’i geçmiş durumdayız. İngilizler çay üretimi konusunda bizden çok daha geride olmalarına  rağmen 18. yy’dan beri kişi başına en çok çay tüketilen ülke durumundaydılar. Sanırım son iki yılda Yakup sayesinde arayı kapattık ve geçtik. Ama hala bu adamlar çayı çok seviyorlar. Çay mağazaları adını verdikleri yerler var. Ve Fortnum & Mason bunların en ünlülerinden biri.

Daha önce Londra’da yaşamış olan arkadaşım Çiğdem mutlaka Piccadily üzerinde bulunan bu çay mağazasına uğrayıp, çay salonunda scone yememizi önermişti. Öylesine dolandığımız bir akşam üstü Fortnum & Mason’ı karşımıda bulunca, hemen kendimizi içeriye attık. İçeriye girdiğimizde beklediğimizden çok daha büyük ve güzel bir mağaza ile karşılaştık. Her yer raflarla doluydu. Raflarda sadece çay değil, çayla birlikte tüketebilecek her şey ve çayı içmek için kullanabileceğiniz her türlü malzeme satılıyordu. Kocaman avizeler, tavana asılmış süsleri, heykelleri, raflardaki şekerlemeleri, kurabiyeleri aydınlatıyor, rengarenk ışıl ışıl ortam sizi birşeyler almaya itiyordu. Kendimize hakim olmayı deneyerek bu harika binayı gezmeye karar verdik. Çünkü 1707′de hizmete açılmış bu bina gerçekten müthiş bir görselliğe sahip. Bina tamamen işletmeye ait ve giriş katı dahil olmak üzere her katta restoranlar var. Restoranların her birinin dekorasyonu gerçekten görmeye değer. Özellikle 4. katta bulunan The Diamond Jubilee Tea Salon ‘a mutlaka çıkın derim.

Elbette giriş katında olduğu gibi diğer katlarda alışverişe devam etme şansınız mevcut. Ama biz yapılacaklar listemizde olan çay içip scone yeme eylemini gerçekleştirme arzusu ile direkt olarak giriş katına indik. Kendimizi The Gallery adlı restoran’a attık. Bu restoran 2012 yılında www.opentable.com adlı site tarafından Diners’ Choice ödülü verilen günün farklı zamanlarında farklı menüler sunan bir yer. Tabi bir de Gallery tea menüsü var. Ve scone bu menüde bulunuyor. Hedef belli olduğu için çok zorlanmadan scone siparişini verdik. Tabi içinde farklı bir demlik çay sipariş etmemek mantıklı olmazdı. Adetleri gereği çayın yanında mutlaka süt getiriyorlar. Çaya süt karıştırarak ve kupayla içiyorlar. İçeri girerken gözüme kestirdiğim tatlılardan (çikolata varsa bende varım) istemeyi ihmal etmedim elbette. Ve Londra’da scone ile 5 çayı şehir efsanesini gerçekleştirmiş olduk. Tabakta iki tane scone, krema ve çilekli marmelat ile birlikte geliyor. Neymiş bu scone arkadaş diyenler için anlatmayı deneyeceğim. Ama yemeden tadını anlamak pek mümkün olmayacak herhalde. Sanki KFC’de verilen tekerleğe benzeyen ekmek gibi. Ama tam olarak ekmek değil. Kurabiye ile kek arası birşey desem belki anlarsınız. Yani umarım.

Hoş Fortnum & Mason’a uğramak için bizim gibi scone bahanesine ihtiyacınız yok. Çünkü tatlılar enfes. Ayrıca restoranlarında her damağa uygun yemek ve içki bulabilmek mümkün. Mekanın aslında mağaza ve hediyelik bir şeyler almak için ideal bir yer olduğunu unutmayın. Çıkarken dayanamayıp aldığım yukarıda gördüğünüz süslü kutuda satılan bitter çikolatalı kurabiyelerden bir koli almadığım için o kadar pişmanım ki… Neyse yolumuz Londra’a bir kez daha düşecek gibi nasılsa. Yakup’un içini rahatlatarak yazımı bitirmek istiyorum. Bir ince belli değil kardeşim :)

Fortnum & Mason plc
181 Piccadilly
London
United Kingdom
W1A 1ER

Phone: 0845 300 1707
FAX: 0207 437 3278

http://www.fortnumandmason.com

 

 


Bir Cevap Yazın

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Onlarca birbirinden farklı ribon çeşidiyle firmamız, sizlere en kaliteli ürünü en uygun fiyatlardan vermeyi amaçlıyor. Resin ribonlar daha çok sentetik ve plastik etiketler için uygundur. Fiyatları Wax Resine göre daha pahalıdır. Resin ribon en dayanıklı ribon çeşididir. Aşınmaya, kimyasallara ve yüksek ısıya maruz kalacak etiketlerde tercih edilir.Tekstil baskılarında en ağır yıkamalara dayanıklı ribon olan resin ribon alkol testinde de çıkmamaktadır. Resin ribonla polyester, polimid, polipropilen ve polietilen etiketlere baskı yapmak mümkündür. Reçine oranı diğer türlere kıyasla en yüksek seviyededir. Karışımında karbon, bazı kimyasallar, reçine ve balmumu kullanılır. Wax Resin ribonlar adından da anlaşılacağı üzere wax ile resin kalite ribon arasındadır. Fiyat olarak wax ribonların ortalama olarak 2 katı fiyatında resin ribonların ise yarı fiyatındadır. Bazı barkod yazıcılar normalde kağıt bazlı etiketler üzerine baskı için wax ribon kullanılması gerekiyorken wax resin ribona ihtiyaç duyarlar. Bu durum barkod yazıcının baskı kafası ile alakalıdır. Wax ribon, genel amaç ile ekonomik olarak termal transferi yapılmasını sağlayan ribon çeşididir. Kağıt bazlı etiketlere baskı alırken kullandığımız wax ribonlar uygun fiyatları ile de baskı maliyetini düşüren ribon çeşididir. Plastik bazlı etiketler hariç diğer tüm etiketlerin %90′ ına yakınına wax ribon ile baskı alabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.
mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
tüp mide, mide küçültme ameliyatı

Visit also our social profiles:

Scroll to top