Invent

SEM’E MEKTUP


Sevgili SEM, bu mektubu sana uzaklardan İyonya’da bir sahil kasabasından yazıyorum. Burada havalar ve deniz çok güzel. Sağlığım iyi. Ama yine de seni özlüyorum.

Bunu okuduğuna göre SEM’li hayatımın onbirinci yılının ilk günü. Dile kolay, dolu dolu geçen tam 10 tane yıl. Bir başka çok sevdiğim yerde, denizde 1000 milden fazla bir yolu henüz tamamlamış olmalıyım. Uzun, zorlu ve keyifli bir yolculuktu. Tıpkı seninle olan yolculuğumuz gibi. Denizdeyken düşünecek vakit oluyor. Gözümün önünden tüm yaşadıklarımızı geçirmeye çalıştım. Ama 1000 mile sığdıramadım. Birlikte ne zorluklar aştık, ne kavgalar, ne oyunlar gördük. Heyecanlı bekleyişlerimiz oldu. Sanki seçerek almışız gibi gemiye doluşan 100 bilmem kaç delinin hayatına dokundun. Evliliklere yol alan aşklar, ayrılıklar, küslükler, barışmalar, büyük dostluklar, içten kardeşim demeler, abiler, ablalar, sırdaşlar, yeni masalar doğurdun.

Biz doğurdukların: başarılı olduk çoğu zaman. Başarısız olduğumuzda oldu. (Nadiren ) Yılmadık, çok çalıştık, bolca okuduk, en çok birbirimizle kavga ettik. İçimizden ajanslar türedi. Yurt dışına ve içine büyük markalara SEM’liler gönderdik. Hepsi ama hepsi önemli katkılar veren, fark edilen insanlar oldular. Harika markalarımız oldu. Çoğunu biz büyüttük. Bazı markaların başarısında ciddi payımız oldu. Kaç toplantı ve sunum yaptık, kaç satır metin yazdık, kaç kampanya yayına aldık tahmin bile edemiyorum. Senin çatın altında bir çok ilki gerçekleştirdik. Yıllarca arkamızda büyük bir abimiz olmadan, herkesten önde koştuk. Türkiye’nin zaman zaman çirkinleşen rekabet şartlarına uymadık. Başkaları ne yapıyor diye düşünmeden inandığımız yolda ilerlemeye çalıştık. Müşterilerimiz, partnerlerimiz yaratmak istediğimiz kültüre hep destek verdi. Büyük kısmı dostumuz oldu. Ben kendi adıma çok kıymetli dostluklar kazandım. Çalışmadığımız zamanlarda bile: dışarıda bizden bahsettiler, önerdiler. En kötü ihtimalle partilerimize uğramaya devam ettiler. Aynı işi yaptığımız farklı ajans çalışanlarından bile destek gördüğümüzü bilirim. Sebebi sadece iyi iş çıkarmamız değildi. Evet çok akıllı insanlarla kesişti yolun. Ama daha önemlisi sadece işinde iyi olmaya çalışan insanlar değillerdi. Büyük kısmı kültürünün parçası olmayı sevdiler. Para için gitmeyenler, gitmek zorunda kaldığı için ağlayanlar, gittiği için aglatanlar, efsanevi ayrılık mailları, arkadaşı için hırsını toprağa gömenler gördük.

Seninle aynı yaştayız biliyorsun. Doğal olarak hayatıma eklediğim insan sayısı diğer her SEM’lilerden fazla oldu. Senden ricam, onlara benim için teşekkür et lütfen. Ama bu satırlara sığdırabileceğim bir minnet duymuyorum, ona göre. Anlatmak istediğim çok daha büyük. Dolayısıyla onların hayatlarına daha çok daha iyi dokunmanın yollarını bulmalısın! Ne yapalım kelimeler bu kadar. Ne demek istediğimi anlayan: uzaktakilere, yakındakilere, kendisini SEM ailesinin bir parçası hisseden tüm dostlarımıza, kardeşlerimize teşekkür ettiğimi iletirsin. Onlarla aynı gemide yolculuk etmiş olmaktan gurur duyduğumu eklemeyi unutma olur mu?

Haydi kal sağlıcakla

aLPiK…=;)


Bir cevap yazın

Visit also our social profiles:

Scroll to top